Sepetiniz
0 TL ( 0 Ürün)

Pırlanta Hakkında


Pırlanta Hakkında

Pırlanta 4C : Cut - Carat - Color - Clarity

İdeal bir pırlanta nasıl olmalıdır?

Bir pırlantanın fiyatı 4c özellikleri ile belirlenir. 4C özellikleri pırlantayı sınıflandırmada kullanılan kesim (cut), renk (color), berraklık (clarity) ve karat (carat) ağırlığı olarak adlandırılan 4 ayırt edici özellik anlamına gelmektedir. Bu özellikler pırlantanızı satın alırken göz önünde bulundurulmalıdır. Pırlantanın parlaklığı ve güzelliği bu 4 faktöre bağlıdır. Pırlanta bir kaza sonucu hasar görmediği sürece 4C değerinden hiçbir şey kaybetmez.

Kesim (Cut)

Pırlanta kesimi, taşın simetrisi ve boyutları ile ilgili bir özelliktir. Kesim pırlantaya ışıltı verme ve pırlantanın ışığı kırma yeteneğini belirler. Taş kusursuz bir renk ve berraklığa sahip olsa da kötü bir kesim ile mat bir görünüm sergileyeceği için bu öncelikle önem verilmesi gereken özelliktir. Çünkü kesim ne kadar iyi olursa pırlanta ışığı o kadar iyi verecektir. Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak "taç" denilen üst kısmından yayılır. Kesim çok derinse, ışığın bir kısmı pırlantanın "külah" olarak adlandırılan alt kısmından kaçar. Kesimin yeterince derin olmaması da ışığın külahtan kaçmasına yol açar ve pırlantanın yeterince parlamamasına neden olur.

Eros Pırlanta daima ideal kesim pırlantalar kullanmaktadır.


 

Karat (Carat)

Karat, pırlantanın ağırlığı ile ilgilidir. Karat gramın beşte biridir. Bir karat 200 miligrama eşittir. Bir karat 100 noktayı, 0,25 karat ise 25 noktayı ifade eder. Büyüklük pırlantaya değer biçme aşamasında önemli bir faktördür ancak eşit büyüklükte olan iki farklı pırlanta kalitelerine bağlı olarak çok farklı fiyatlarda olabilirler. İki farklı pırlantanın eşit karat ağırlığına sahip olması, aynı fiyatta olmasını gerektirmez.

Eros Pırlanta karat ölçülerini belirlerken daima son teknolojiyi kullanır. Herhangi bir hata olması söz konusu değildir.


 

Renk (Color)

Pırlantalar aşırı ısı ve basınç altında oluşur ve bu oluşum sırasında diğer elementlerin zerreleri de pırlantaların atom yapısına dahil olabilir ve böylece renk çeşitliliği doğar. Bu zerreler o kadar küçüktür ki "milyonda bir" ile ifade edilir. Pırlanta koyu sarıdan canlı, parlak beyaza doğru ilerler. Pırlantalar renksize ne kadar yakın olduğuna bakılarak sınıflandırılır. En nadir bulunan ve en beyaz olanlar D, E, F, G’dir ancak pırlantaların büyük çoğunluğu H-L renkleri arasındadır. M rengi ve altındakilerde gözle görülebilir sarımtırak bir renk tonu vardır. Ayrıca çok nadir bulunan renklerde pırlantalar da vardır. Bunlar pembe, mavi, sarı, kırmızı gibi belirgin renklere sahip nadide taşlardır.

Eros Pırlanta çoğunlukla H kullanmaktadır. Bu renkler ticari açıdan değerini hiçbir zaman kaybetmez, her zaman alış fiyatına yakın bir değerden satılabilir.


 

Berraklık (Clarity)

Hemen hemen tüm pırlantalar yapı taşı olarak "çok küçük saf karbon zerreleri" içermektedirler. Bunlar her bir pırlantayı nadir eşsiz bir taşa dönüştüren zerreciklerdir ve “inklüzyon” olarak adlandırılırlar. Berraklık özelliği her pırlantayı diğerlerinden tümüyle ayırır. Aynı yerde tümüyle benzer inklüzyona sahip olabilecek iki pırlanta yoktur. GIA ve HRD gibi büyük laboratuarlar da bir pırlantanın berraklık derecesinin belirlenmesinde kullanılan beş faktör bulunmaktadır.


 

Elmas ve Pırlanta Bilgisi

Elmas, bilinen en sert maddelerden biri ve değerli bir taştır. Karbon elementinin bir modifikasyonu grafit, diğeri ise elmastır.

Elmasın saf karbon olduğu ilk olarak Fransız kimyacı Lavoisier tarafından keşfedilmiştir. Lavoisier, elması yakmış ve yanma gazının sadece karbondioksit olduğunu görünce elmasın karbon olduğu hükmüne varmıştır.

Özellikleri

En belirgin özelliği sertliğidir. Mineralojide kullanılan mohs sertlik göstergesinde en yüksek rakamla (10) gösterilir. Bu, diğer bütün mineralleri çizebilmesi demektir. Sertliğinden dolayı endüstriyel aletlerde kullanılması büyük önem kazanmıştır. Keza dayanıklılığından ve ışığı çok iyi kırmasından dolayı kıymetli bir zîynet eşyâsıdır. Elmas mineralinin her cihetteki sertliği aynı değildir. Fakat X ve Gama ışınları ile en sert yönüne doğru yönlendirilerek, aletlerde kesici olarak kullanılması sağlanır. Endüstriyel kullanım amaçlı yapay elmas üretilir, fakat elmasın yapay ya da doğal olduğu kolayca anlaşılır ve yapay olanının ziynet eşyası olarak bir değeri yoktur.

Elmas, ametalik özellikler gösterir. Erime noktası 3500 °C’dir. Yoğunluğu yaklaşık 3,5 gr/cm³tür. Havada 850 °C’de yanar. Havasız ortamda 1500 °C’de grafite dönüşür. Oda sıcaklığında hiçbir madde etki etmez. Florla 750 °C’de, karbon tetra florür (CF4) bileşiğini meydana getirir. Diğer halojenlerle birleşmez. Elmas izometrik bir sistemde kristallenir. Her karbon atomu kendisini çevreleyen dört karbon atomuyla düzgün dörtyüzlü meydana getirecek şekilde bağlanmıştır. Daha doğrusu iki tâne kare tabanlı piramidin taban tabana gelmiş şekli görünümündedir. 12 yüzlü ve kübik kristal yapıları da vardır. Kristallerin rengi beyaz, kahverengi, siyah veya renksiz olabilir. Mineralin içinde yabancı atom mevcudiyeti de söz konusu olabilir. Fakat her 10.000 karbon atomu başına ancak bir tâne yabancı atom bulunur. Hattâ güzel tabiî elmasta 100.000 atom başına ancak 1 tane yabancı atom bulunur.

Elmasın tartılmasında ölçü birimi olarak karat kullanılır (1 karat 205 miligrama eşittir).

Elmasın optik özellikleri ona güzellik ve kıymetli zînet eşyâsı özelliğini vermektedir. Işığı kırma indisi çok yüksektir (2,417). Yâni içeri kabul ettiği ışın yansıttığı ışına göre fazladır. Kezâ ışını disperse etme (yâni, beyaz ışını renklere ayırma) kâbiliyeti de oldukça yüksektir. Radyasyonları tutma özelliklerine göre iki tiptedirler.

Birinci tip, görünen ışını absorbe edenler (soğuranlar, emenler); ikinci tip ise, morötesi ve kızılötesi ışınları absorbe edenlerdir. İkinci tip elmaslar tabiî hâlde mâvi renklidirler.

Elmas, mükemmel bir elektrik izolatörüdür. Kezâ ısı iletkenliği en yüksek olan maddedir. Bu özelliğinden dolayı zarar görmeden kesilebilir.

Elmasın 57 fasetli özel kesilmiş haline pırlanta denir. Pırlanta üzerinde 57 faset bulunur. Faset, ışığı yansıtan açılı yüzeylere verilen isimdir.

Bölümleri

Pırlanta üç bölümden oluşur. Taç, kemer ve külah.Kemerin üstünde bulunan bölüme "Taç" denir. Taç bölümünde 33 adet faset bulunur. Taç bölümünde bulunan fasetlerin sayısı fazla olduğu için, bu bölümde daha fazla yansıma ve parlaklık gözlemlenir. Bundan dolayı taç bölümü, pırlantanın geneline göre daha beyaz görünür.

"Kemer" bölümü doğal, cilalı ya da fasetli olabilir. Kemer kalınlığı pırlantanın parlaklığını etkiler. Kalın kemerli bir pırlanta daha mat görünür, ince kemerli pırlanta ise mıhlamaya karşı dayanıksızdır. Kemer, pırlantayı sağlam tutan önemli bir bölümdür. Kemer olmasaydı, pırlanta üretimde kullanılamayacaktı.

Kemerin altında bulunan bölüme "külah" denir. Külah bölümünde 24 faset bulunur. Külah bölümü pırlantaya giren ışığın dışarı yansımasını sağlar. Külah ne kadar doğru açıyla kesilmiş ise, pırlantaya giren ışık yansıyarak yine taçtan çıkar. Böylece pırlantada optimum parlaklık sağlanmış olur.Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir. Bu faset ile pırlantanın en hassas kısmı olan külah ucunda oluşabilecek hasarlar önlenmiş olur. Dünyanın en sert madeni olsa da, pırlanta belirli yönlerden gelen darbelere karşı dayanıksızdır ve çabucak kırılabilir.

Çap, pırlantanın kemerinin bir uçtan diğer uca kadar olan ölçüsüdür. Derinlik, pırlantanın tabladan külah ucuna kadar olan yüksekliğidir.

Bulunuşu

Elmas orijinal olarak yalnız kimberlit kayalarında bulunur. Diğer kayalarda bulunan elmas, muhtemelen kimberlitten aşınmayla veya tortuların başkalaşım geçirmelerinden meydana gelmiştir. Kimberlit kayasında bâzan elmas bulunmayabilir. Bulunma nisbeti ancak ortalama kırk milyonda birdir. Kimberlit, yüksek nispette magnezyum ve demir bulunduran volkanik kaya kalıntısıdır. Bu kayalarda birçok başka mineral de bulunur. Kalsit, olivin, ilmenit, mika vs. gibi. Kimberlit yer kabuğunun derin tabakalarında kanallar şeklinde bulunur. Elmasın bazı yer kabuğu hareketleriyle yukarıya çıktığı kabul edilmektedir. Kısmen de bazı bölgelerde nehir kumlarına karışmıştır. Elmasın en çok bulunduğu yerler olarak, Güney Afrika (Kimberley’de), Güney Amerika, Endonezya veHindistan sayılabilir.